Umman

önceki Slovenya

Yorum yapın

Umman

"Derdimi Ummanâ Döktüm"

Eski bir türkü “kaleden kaleye şahin uçurdum” diye başlar…

Bir İstanbullu için kastedilen kaleler Rumeli ve Anadolu Hisarları mıdır bilemem ama bu türkü Umman’a çok yakışır. Ülkede birçoğu UNESCO tarafından koruma altına alınmış beş yüzün üzerinde kale var ve şahin, doğan, atmaca gibi alıcı kuşlara merak had safhada. Hatta bu kuşlar için özel hastane bile mevcut.

Üç milyonun üzerinde nüfusu, fert başına otuz bin dolar civarında milli geliri ile Arap Yarımadası’nın yükselen yıldızı Umman Sultanlığı’nın başkenti Maskat’tayız. Masmavi göğü ve denizi, yemyeşil park ve bahçeleri, sırtını yasladığı sarı-kahve renkli dağları ile Maskat güzel bir şehir. Sağındaki solundaki nevzuhur yerleşimler Dubai, Doha ve Abu Dabi’deki gibi sonradan görme abartılı binalar yok burada. Ünlü Arap denizci Ahmed bin Necid’in 1490 yılında keşfettiği ülkede yüksek binalara pek rastlanmaz ve en modern binada bile Arap mimarisinin izleri görülür. 16. asırda buraya yolu düşen Portekizli Amiral Alfonso da şehri “çok güzel evlere sahip çok zarif bir şehir” diye tarif etmiş. “Demirleme” anlamına gelen Maskat, çok güzel sahillere sahip kozmopolit bir liman şehri olmasına rağmen, sakin ve huzurlu bir atmosfer içinde. Geniş bulvarlar, altüst geçitler, rengârenk çiçeklerde dolu parklar, her biri bir özgün sanat eseriyle süslenmiş kavşaklar ve düzenli bir trafik.

Şehri baştanbaşa kateden üzerinde bütün bakanlıkların ve resmi dairelerin bulunduğu Sultan Kâbus Bulvarı git git bitmiyor, herhalde elli kilometreye yakın. Bütün bu yolların kenarlarındaki kaldırımlar geniş, düzgün, bakımlı; adeta çiçek bahçesi. Ama gel de yürü 40 derece nemli havada yürüyebilirsen…

Halk yaşantı itibariyle dinine, kültürüne ve geleneklerine oldukça bağlı. Erkeklerin giydiği, bildiğimiz Arap elbiselerinin yakasında, “furakha” denilen bir püskül bulunmakta. Parfüme batırılan bu püskül gün boyu etrafa güzel koku saçıyor. Ayrıca diğer Arap ülkelerinden farklı olarak “muazzar” isimli ince dokunmuş, yünlü ve pamuklu rengârenk bir kumaşı başlarına özel bir teknikle sarıyorlar. Komşu Yemen’de yediden yetmişe her erkeğin belinde bulunan hançerler ise burada sadece yaşlılarda mevcut.

Halkın tamamı Müslüman olan Umman’da Sultan Kabus’un yaptırdığı büyük cami, mimarisi ve süslemeleriyle gerçekten çok güzel olmuş. Ayrıca Maskat’taki küçük camilerin de hepsi rengârenk işlemeli kubbeleriyle çok şirin gözüküyorlar. 

Bizim Kapalıçarşı’yı hatırlatan otantik alışveriş merkezi Mutrah’ın da bulunduğu eski şehrin sahili çok güzel düzenlenmiş. Turistler alışverişle meşgulken, yerli halk deniz kıyısında sağlık için yürüyüşler yapıyor. Buradaki limanda Sultan Kabus’un gemiyi andıran dev yatı demirlemiş, halktan çok turistlerin ilgisini çekiyor.

Bir zamanlar denizci Sinbad’ın yaşadığı bu topraklar İslami monarşi denilen bir sistemle yönetiliyor. Arap Yarımadası’nın 16. yüzyılda Osmanlı hâkimiyetine girmesiyle İstanbul’a bağlanan Umman’ın, İngiliz petrol siyaseti neticesinde 20. asırda kaderi değişmiş. 1970 yılında babasını devirerek yönetimi ele alan Sultan Kabus, tahtta 44. yılını doldurmasına rağmen halkı tarafından çok sevildiği ve işler de yolunda gittiği için burada Arap Baharı kimsenin aklına gelmiyor. Diğer Arap ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerindeki liderlerin aksine her adım başı resim, heykel, büst ve posterlerine rastlanılmayan Sultan Kabus, 16. yüzyılda Portekizliler tarafından yaptırılan Al-Alam Sarayı’nda halkı için çalışmaya devam ediyor.

Yüzlerce kilometrelik sahil şeridine, birbirinden güzel kumsallara ve mercan kayalıklarına sahip olan Umman; yeşil su kaplumbağaları, yunus ve balina türleriyle deniz safarisinin yeni merkezi olma yolunda. Hâsılı kelam; buradan insan Şerif İçli’nin hicaz şarkısındaki gibi “Derdimi Umman’a döktüm” diyerek ülkesine rahatlamış olarak geri dönebilir…

Kuveyt
önceki Kuveyt

Yorum yapın

Bülent Katkak “Gezerken Çektiklerim” adlı fotoğraf arşivini yayınlayarak; dergi, gazete, internet sitesi, haber yazısı gibi benzeri yerlerde kaynak belirtip amacına uygun kullanan herkes için bedelsiz olarak kullanım hakkı sağlamak istemiştir. Fotoğrafları kullanırken “Bülent Katkak arşivinden” ibaresini kullanmanız zorunludur.